Tüm bu konular hakkında da yine size en
iyi beyin cerrahı bilgi verecektir.
İnternette
dolaşan videoları hepiniz görmüşsünüzdür. Hastaları ayağından asmak mı
istersiniz, yoksa izbandut gibi iki adam tarafından kolları ve bacaklarından
çektirilen insanlar mı... Efendim aklın yolu bir. Belki de üniversite yüzü bile
görmemiş bir insana sağlığınızı emanet edecekseniz, sonuçlarına
katlanacaksınız. 30 yıla yaklaşan meslek hayatımda bu şekilde felç edilmiş
birçok hastaya rastladım. Eğitimli insanların değersizleştirilmesi ülkemizde
artık öyle bir boyuta ulaştı ki, muhtemelen bu söylediklerimi ciddiye
almıyorsunuz. Ancak özellikle sağlık konusundaki hatalar maalesef gözyaşı ile
sonuçlanıyor, bunu sakın unutmayın. Ben kendi adıma böyle saçma sapan bir
uygulama ardından ciddi zarar görmüş hastalara elimi sürmüyorum. Onların
doktordan vazgeçme lüksü varsa, benim de onlardan vazgeçme lüksüm var...
“Kaplıcanın
bel fıtığıma yararı olur mu? Yoksa sakıncalı mı?” Bu tip sorular ile sıklıkla
karşılaşıyorum. Bu soruyu soran hastalarımı genellikle Fizik Tedavi hocalarına
yönlendiriyorum. Sonuçta kaplıcalarla ilgilenen Balneoloji bilimi, söz konusu
uzmanlık dalının sınırları içinde yer alıyor. Ancak şunu da belirtmek lazım:
Vücudunun herhangi yerinde hastalığı olan kişinin, bu hastalığına teşhis koyup
onu tedavi etmekte olan doktoruna da kaplıcanın sakıncasını sorması lazım.
Mesela kalp doktoruna veya cilt doktoruna gitmekte ise, onlara... Bel fıtığı,
boyun fıtığı meselesine gelince, tabii ki kaplıcanın bir sakıncası yok ama
kaplıcanın yararlı etkisi; deniz kenarında yapılan bir kum ve güneş tatilinden
daha çok değil, yani olsa olsa kısa süreli ve geçici bir yarar görmek mümkün.
Aman
sakın bu yazıyı bir geleneksel ve tamamlayıcı tıp tanıtım yazısı zannetmeyin.
Unutmayın ki “Alternatif Tıp” diye bir şey yok, yani hiçbir uygulama tıbbın
alternatifi olamaz. Ancak hastaları ameliyat korkusunun veya maddi
yetersizliklerin bu tip pek de bilimsel olmayan yöntemlere yönlendirdiğini ben
de biliyorum. Aslında paranıza da yazık, zamanınıza da, sağlığınıza da... Artık
her tür bel ağrısı ameliyatsız bir şekilde tedavi edilebiliyor. Yani hastanın
herhangi bir yerini kesmeden, hastaneye yatırmadan, narkoz vermeden, tam kapalı
bir girişim yaparak tedavi yapılabiliyor. Üstelik hasta işinden gücünden
kalmıyor, yani çok kısa süre içinde aktif yaşantısına geri dönüyor. Sihir gibi
değil mi? Tabii ki sihir değil, bunu yapanlar da cerrah. Yani sihirli bir şey
yapılmıyor, iyileşeceksiniz ama, siz de üstünüze düşeni yapacaksınız; yani
cerrahınızın koyduğu tüm kurallara uymak ve yaşam tarzınızı size anlatılanlara
göre yeniden düzenlemek şartıyla...
Bir beyin cerrahı; beyintümörü ameliyatı, beyin ameliyatı, alzheimer tedavisi, bel fıtığı ameliyatı,
bel ağrısı tedavisi, boyun fıtığı ameliyatı, hidrosefali ameliyatı gibi
tedavileri yapmak yanı sıra böyle sorular ile de ilgilenir. Birçok karmaşık ameliyatlar öncesinde bir
yoğun bakım yatağı ayrılmasında fayda olduğu ve enfeksiyondan korunmak için tam
teşekküllü bir ameliyathane gerektiği için hastalarını birçok beyin cerrahı
Ankara iline yönlendirmektedir. Ankara beyin cerrahi camiasında da bu tip sorunlar
birçok merkezde çözüme kavuşturulmaktadır.
Comments
Post a Comment